Toplumsal Mücadele
Beyaz Kefiyeler Siyah Bayraklar
Enes Genç
2025-12-16
FAUDA, Batı Şeria merkezli kendini anarşist olarak nitelendiren ve işgal altındaki bölgelerde faaliyet gösteren bir örgüt. 2020 yılında George Floyd'un öldürülmesi sonucunda Amerika'da başlayan ırkçılık karşıtı gösteriler ve Amerikalı anarşistlerin eylemleri Filistin'de anarşist bir hareketin kuruluşunda etkili oluyor. Filistin FAUDA Hareketi olarak bilinen örgüt; Filistin'den ve Filistin'in dışından genç aktivist ve akademisyenler başta olmak üzere işgale karşı direnen çeşitli siyasi eğilimlerden insanları, işgalci İsrail ve ırkçı siyonist düşünceye karşı ortak mücadelede birleştirmeyi amaçlıyor. Eğitim birimi Filistinli gençleri farklı direniş biçimleri ve anarşist metotlar hakkında eğitiyor. Yürütme birimi bu pratiklerin alanda uygulanmasıyla birlikte kara blok gibi dünyada anarşistlerin sıklıkla başvurduğu taktikleri kullanıyor, eylem ve etkinlikleri organize ediyor. Haber birimi Filistin ve Filistin halkına yönelik soykırım ve katliamlar, işgal güçlerinin yaptığı işkenceler, insan hakları ihlalleri, tutuklamalar, cinayetler gibi Filistin'deki durumla ilgili her şeyi yayınlıyor. Medya birimi ise Filistin tarihi, Filistin-İsrail tarihi, Filistinli gençlerin eski nesillerle karşılaşabileceği fikir ayrılıkları, entelektüel ve siyasi farklılıklarla ilgili bilgileri yaymakla yükümlü.
Küresel medyanın ısrarla görmezden geldiği ve sansür uyguladığı, apartheid rejimine çalışan sermayenin inkar ettiği, İsrail'in Arapça yayın yapan kanallarıyla gerçekleri çarpıttığı içinde bulunduğumuz duruma karşı medya savaşı yürüten Filistinli anarşistler, resmi medyanın tek kaynak haline getirilmemesi ve Filistin'e medya desteği sağlanmasının altını çiziyor. Bu konuda yardımcı olmak isteyen ekiplerle iş birliğine hazırlar. Dünyada anarşizmin temsilcisi olan dergiler ve gruplar aracılığıyla sürekli olarak haber ve bilgi yayınlıyorlar. Kendi isimleriyle yayınladıkları magazinlerinde ve anarşist kolektiflerle yaptıkları röportajlarda verdikleri bilgilere dayanarak; 7 Ekim öncesi, Mahmud Abbas başkanlığındaki Filistin yönetimine (FKÖ) karşı anti-faşist düşünceyi yaymak için etkili faaliyetler yürüten anarşistler, savaşın başlamasıyla birlikte tüm dikkatlerini Gazze'ye çevirdiler. Burada ve tüm işgal bölgelerinde, Filistin'deki diğer direniş gruplarıyla iletişim içindeler ve dayanışma vurgusu yapıyorlar.
Filistin solu ve Hamas gibi gruplar arasında bölünmenin İsrail'in çıkarlarına hizmet edeceğini, tüm direniş gruplarının bir arada olması gerektiği ve aynı hedefin peşinde olduklarını söylüyorlar. Diğer yandan mücadele biçimlerinde farklılıklar olsa da öncelikleri ortak amaçta birleşmek. İki devletli çözümü tamamen reddediyorlar. Ancak bu Filistin'de Yahudileri kabul etmeyecekleri anlamına gelmiyor. Siyonistler topraklarını işgal etmeden önce ne Müslümanlarla, ne Yahudilerle, ne Hıristiyanlarla ne de başka bir dinle herhangi bir sorun yaşamadıklarını iletiyorlar. @abolishtheusa ile yaptıkları röportajda FAUDA üyesi şu cümleleri kuruyor: "Açıkçası şu anda elimizdeki tek pratik çözüm tek devletli çözümdür. Ancak bu gelecekte başka seçenekler sunmayacağımız anlamına gelmiyor. Gelecekte başka seçenekler sunmamızı ve bunları takip etmemizi sağlayacak bazı koşullarla karşılaşabiliriz." İsrail'in Filistin yönetimi üzerindeki etkisine dikkat çeken anarşistler, İsrail'in Arap okullarındaki akademik konuları kendi politikaları lehine şekillendirdiğini ve kültür farklılıklarını bile kabul etmediğini söylüyor. Bunun gibi faaliyetler göz önüne alındığında İsrail'in Filistin topraklarında iki bağımsız devlet kurmak istediği yalanlarına kanmayacaklarını tekrar ediyorlar. Filistinli anarşistler olarak öncelikleri bireysel ve toplumsal özgürlüklerini garanti altına almak. Devletlerin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğine inansalar da onlar için şu an Filistin'de ana sorun bu değil. Filistin halkı emperyalizm ve onun iş birlikçilerine karşı bir savaşın içinde. Bu savaş sadece 2 devletin savaşı değil. Ezilenlerle ezenlerin, emekle sermayenin savaşı. Bu savaş diğer bütün savaşlar gibi sınıf savaşı. Yine @abolishtheusa ile yaptıkları röportajda "...insanlarımız bazen sosyal sınıfları ve bu sınıflar arasındaki farklılıkları çok doğal ve mantıklı görüyor. Biz Filistin’de farklılıklardan çok ortak noktalara odaklanmaya çalışıyoruz." diyen anarşistler Filistin'de anarşist düşünceyi yaymak için bu düşünceleri kabul edebilecek ya da daha açık fikirli bir şekilde ele alabilecek olan yeni nesle odaklanıyor. Anarşist taktikler ve devrimci anarşist örgütlerin varlığı, tüm dünyada olduğu gibi Filistin için de oldukça önemli. Hamas veya diğer direniş grupları Filistin halkının tek temsilcisi değil. Filistinli anarşistler alanda faaliyet yürütürken dünyadaki diğer anarşist ve özgürlükçü grupların görevi Filistin halkının onurlu mücadelesini görünür kılmak olmalı. Boykot pratikleri, gösteri yürüyüşleri ve eylemlerle Filistin direnişinin Türkiye'deki yankısı olmak bir yana soykırımın iş birlikçisi olan devlet ve sermayeyi kabul etmiyoruz. Filistin'i dillerinden düşürmeyenler, İsrail'le ticarete devam ediyorlar. İşgal devletinin gemileri Türkiye limanlarındayken yöneticiler iki yüzlülüklerinden taviz vermiyor. Filistin'e destek yürüyüşlerine katılıp İsrail'e silah satan şirketlerle ortaklık anlaşmaları yapıyorlar. Türkiye'de farklı siyasi ve kültürel eğilimlerden insanların Filistin'e verdiği ortak destek, yöneticiler ve sermaye nezdinde bir karşılık bulmuyor. Biz, toplumsal muhalefetin bir parçası olarak, katillerden ellerindeki kanın hesabını soracağız. Direnen Filistin halkı kazanacak, biz kazanacağız!